Altı Sigma Nedir?

DÜŞÜNME  TARZI : 6 SIGMA

Her sorun kayıpla sonuçlanır. Problem sorunun oluşmadan önceki sinyallerini tespit edecek altyapının olmaması ve gerçekte ise günü geçiren küçük yangınları söndürerek devam edilen bir yaklaşımdır.

Önünüze konulan ve içerisinde karışık sebze, et/tavuk, patates kızartması gibi yiyeceklerin olduğu bir tabak düşünelim. İlk hamlenize dikkat ederseniz muhtemelen en sevdiğiniz yiyeceğe olacaktır. Sorunları çözerkende durum benzerdir. Kolay çözülen sebeplere yöneliriz. Gerçekte ne olmalıdır ?. Yemek tabağına benzer durumda yemeğe başlamak normal iken, problemlerin kök sebeplerine aynı biçimde başlamak için yöntem ne olmalıdır.?

İşte bu noktada, var olan tüm yaklaşımların özünde olan “büyüklük” yada “etki büyüklüğü” devreye girmelidir. Diğer bir deyişle, her etkinin büyüklüğünün ölçülerek en büyüğünden başlanmalı ki, o etkinin gücü azaltıldığında, tıpkı Pareto’nun dediği gibi sonuç yada problemdeki azalma daha büyük olur. Dikkat edildiği üzere, bu aşamada karar verebilmek için problemi ortaya koyduktan sonar ölçüm çok kritik bir şart olmaktadır.

Düşünme tarzı bu yaklaşımın neresindedir?

Tanımlama ve arkasından ölçümle başlayan problemin sebeplerinin sıralanmasındadır. Ancak, etkinin büyüklüğünü bazen, daha ileri analiz teknikleriyle ispatlamak gerekmektedir. Şöyleki; ilk başta yaptığınız ölçümler sonucunda elde ettiğiniz verilerin rastgeleliğininde dikkate alınarak sebep-sonuç arasındaki ilişkilerin ve etkileşimlerininde konumlandırılması gerekmektedir. Bu ilişkilendirme analiz aşamasında uygulanan tekniklerle yapılmaktadır. İlişki ve etkileşim tespit edildikten sonra, iyileştirme aşamasında bu etkiyi yani kayba yol açan değişkenin veya faktörün etkisini azaltmanı çaresi bulunmalıdır. En son gelinen noktada ise, azaltılan etkinin sürekli düşük etkide kalması için kontrol altına alınması sağlanmalıdır.

Özünde yukarıdaki yaklaşımı savunan 6 sigma, uygulama sırasında karşılaşılan engeller incelendiğinde, engelleri aşmanın tek yolunun ekip ruhunu güçlendirmek olduğu kolayca görülür.

Yani kurum veya işletmelerde;

  • Müşteri istekleri ile başlayıp sona eren,
  • Kurum stratejisine uyumlu,
  • Tüm işler bir prosesin parçasıdır yaklaşımını esas alan,
  • Hata önleme ilkesiyle değişkenliği düşman kabul eden,
  • Verilere dayalı,
  • Kalıcı iyileştirmeler

sunan yaklaşım 6 sigmadır. 

Optimizasyon yaklaşımı ile bakıldığında herşeyin modellenebilir olduğunu ve modellemenin ise ölçülebilir parametrelere dayandığını bilmek gerekmektedir. 6 sigma felsefesinde kayıpları azaltmayı hedef alan bütünselliğinde kayba veya değişkenliğe en çok sebep olan faktörlerin kontrol altına alınmasını sağlamak amaçtır. 

Optimizasyonel iyileştirme yaklaşımında kalıcı iyileştirmeyi kontrol altına alınabilen faktörlerin ( etken-girdi ) etkisinin azaltılması ile sağlayabilirsiniz.

Bu durumda problem yön değiştirmektedir. Asıl sorun şimdi, etkin veya önemli faktörlerin bulunmasıdır ki, 6 sigma, TANIMLAMA – ÖLÇME  ve ANALİZ aşamalarında bu faktörlerin tespit edilmesini amaçlar. Değişkenliğe en çok sebep olan faktörlerin bulunmasıyla size sadece bu faktörleri kontrol altına almak kalır. İYİLEŞTİRME aşamasında devam eden kontrol altına alma çabalarınız içinde güçlü metotlar örneğin deney tasarımı elinizin altındadır. Sonraki adım olan KONTROL aşamasında etkili olarak bulduğunuz ve iyileştirdiğini faktörlerin kalıcı olarak istenilen düzeyde etkisiz kalması için İPK ( İstatistiksel Proses Kontrol ) gibi erken uyarı sistemleri ile iyileştirmeye devamlı kılmak gerekmektedir.

Özetle, masanıza konan sebeplerin en kolayından başlamak yerine etkisi oranında sıralama yaparak sonuçları kontrol altına almak düşünme tarzınız olmalıdır.

Beyhan Yılmazer

Usta Karakuşak

Ek Bilgi